Önceki paylaşımlarımdan bir tanesi Şilili sanatçı Victor Jara'yla ilgiliydi. Yine aynı ülkeden olan ve yine Pinochet darbesinin, önünü kesmeye çalıştığı ilerici hareketin içerisinde yer alan bir başka isim, Inti Illimani grubuyla ilgili olacak bu paylaşım.
Şili'de yaşanan siyasal gelişim ve buna karşı girişilen askeri darbenin doğurduğu direniş kültürünün toplamı göz önüne alındığında Inti Illimani önemli bir yerde duruyor. 1967 yılında kurulan grup, Nueva Cancion diye anılan ve yerli kültürlerin motiflerini ön plana çıkaran, bir yandan da dönemin güncel müzik anlayışıyla bu ve bunun gibi geçmişe ait unsurları buluşturan müzik akımının temsilcilerinden birisi oldu. Akımın, yerli motiflere ağırlık verir özelliğinin daha çok hissedildiği grubun şarkıları, Avrupa'da verdikleri bir konserde sevenlerince dinlenirken, onlar da darbe esnasında ülkelerinden uzakta bulunmuş oluyorlardı. Ve ardından 14 yıl boyunca ülkelerine geri dönemediler. 1988 yılında yasakları kalktıktan sonra ülkelerine dönen grup, hem Şili müziğinin hem de "muhalif kimliğin sanatta olması gerekliliğini anlaşılır kılan"ın önemli bir temsilcisi oldular.
Grubun müzikleri başta olmak üzere beni etkileyen özelliklerinden birisi de yukarıda örnekleri görülen, politik ve kültürel duruşlarını yansıttıkları birbirinden güzel albüm kapakları oldu.
Günümüze dek kadrosunda yaşadığı değişimler ve hatta eski elemanlarının arasında yaşanan kopuşla birlikte iki alt gruba ayrılmasına rağmen, müziğin umuda açılan güzel bir kapı olmasını sağlamaya devam ediyor Inti Illimani. Bu iki alt gruptan hangisi Inti Illimani ismini kullanıyor ve Türkiye'ye geliyor bilmiyorum ama hatırlatmakta fayda var, 19 Mayıs'ta İstanbul'da konser veriyor olacaklar.
Latin müziği ile her gün hayata yeniden doğulabiliyor ise, bunun en güzel örneklerinden biri de grubun "Mulata" adlı şarkısıdır...